BES’TE İYİLEŞTİRME İHTİYACI

BES’TE İYİLEŞTİRME İHTİYACI

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak ‘Ekonomide Yapısal Dönüşüm Programı’ kapsamında BES ve kıdem tazminatlarında, reform yapılacağını açıkladı. Uzun süredir üzerinde tartışılan kıdem tazminatlarının fona aktarılması konusunda BES ile entegre bir yapıdan söz etti. Emeklilik sisteminin reforme edileceği ve güçlü bir tamamlayıcı emeklilik sisteminin hızla hayata geçirileceğini vurguladı. Kazanca göre kesinti oranlarının belirleneceğini ifade eden Sn. Albayrak, zorunlu bir bireysel emeklilik sisteminin, yeniden ele alınacağını açıkladı. Programa göre, önümüzdeki beş yılda, BES tasarruflarının milli gelire oranının %10’un üstüne çıkarılması hedefleniyor. Oluşturulacak sistemin tüm paydaşlara, çalışanlara, işverenlere ve devlete en yüksek katma değeri sağlaması amaçlanıyor.

SİSTEMDEN ÇIKIŞLAR YÜKSEK

Kıdem tazminatı meselesi uzun süredir tartışılan ancak üzerinde anlaşmaya varılamamış bir konu. Biz işin bireysel emeklilik tarafına bakalım. Kamu zorunlu sosyal güvenlik sistemlerinin yani bizdeki adıyla SGK’nın destekleyicisi olan bireysel emeklilik sistemi, 2003 yılında uygulamaya alındı. Başlangıç itibariyle öncelik, gönüllülük esasına verildi. Gönüllü tarafta katılımcılar tamamiyle kendi arzu ve istekleriyle sisteme katılıyorlar. 2013 yılında %25* devlet katkısı mevzuata girdi, 2017’de de OKS. Sistem sürekli genişliyor. OKS tarafında sisteme katılım zorunlu, ayrılmak serbest. 45 yaş altı, SSK ve Emekli Sandığına prim ödeyen çalışanları, sisteme dahil eden uygulama ile yaklaşık 15 milyon çalışan sisteme alındı. Ancak bu çalışanların sadece beş milyonu sistemde kalarak, katkı payı ödemeye devam etti. Gönüllü BES tarafında ise ilk defa 2018 yılında katılımcı sayısı eksiye döndü. Sisteme girişten daha fazla çıkış oldu. Neden çıkış oranı bu kadar fazla? Katılımcılar sistemin neresini beğenmiyor ya da nerede sıkıntı çekiyor?

SİSTEMDE SORUNLAR

Kamunun sorunu, tasarruf yetersizliği. Sisteme daha çok kişiyi ve daha fazla katkı payını aktararak, ekonomiye kaynak yaratmaya çalışıyor. Böylece piyasalara daha düşük maliyetli ve daha uzun vadeli fon sunulabilir. Kamu işin bu tarafında. Diğer tarafında ise katılımcı var. Katılımcı tarafında ilk sorun, katılımcının sistemi tanımaması, anlamaması olarak görünüyor. İkinci olarak dile getirilen ise, gelir yetersizliği. EGM’nin OKS’den ayrılan katılımcılar arasında yaptığı araştırmalara (Mart 2018) göre, katılımcıların %29’u sisteme gerek duymadığını söylerken, %27’si ödeme güçlüğünü sistemden çıkış sebebi olarak göstermiş % 18’lik kesim BES’te mevcut başka sözleşmesi olduğundan sistemden çıktığını belirtmiş. Bunların yanında fonların getirilerinin yetersizliğinden ve kesintilerin yüksekliğinden de çok fazla şikayet eden var.

BASİTLİK

Öncelikle OKS katılımcılarının çok büyük bir kısmının finansal okur-yazarlığının oldukça düşük seviyede olmasından hareketle, sistemin çok basit ve anlaşılır olması gerekiyor. Fakat katılımcılar karşılarında sorularını yöneltebilecekleri kimseyi bulamıyorlar. Bireysel emeklilik şirketlerinin personel kapasitesi sistemdeki 12 milyon katılımcıyla yüz yüze iletişimi sağlayacak potansiyeli taşımıyor. Özellikle OKS katılımcılarının talep ve soruları dipsiz bir kuyuya atılır gibi, ne zaman yanıt verileceği meçhul. Kademeli geçişle aynı anda milyonlarca insanı sisteme almaya çalışmak zaman zaman sistemin tamamiyle tıkanmasına neden oldu.

ŞEFFAFLIK

Mevcut sistemin şeffaflığı konusunda da tereddütler var katılımcılarda. Katılımcıların hem sistemi tanımaması ve anlamaması, hem de BES şirketleriyle iletişim sorunları, sistemin kamuoyundaki algısını olumsuz etkiliyor. Katılımcıların fonların içeriklerini bilememesi, fonların getirilerini takip edememesi veya bazı katılımcılar için sistemdeki bütün BES şirketlerinin fonlarına erişememesi sıkıntı yaratıyor. Burada sorun belirsizlik. Katılımcı katkı payının nereye gittiği, nasıl getiri sağlayacağı, giderlerin neler olduğu konusunda net değil. Sistemi ve getiri sağlama mekanizmasını anlayamıyor.

GETİRİ

BES’te sunulan fonların hiçbirinin getiri garantisi yok. Son iki-üç yıldır aşırı dalgalı piyasadan bütün yatırım enstrümanları olumsuz etkilendi. Aslında fonlar kendi kıstas rakamlarını geçti büyük ölçüde. Ancak yatırım enstrümanlarının getirisinin zayıflığı, fonların getirilerinin enflasyona yenilmesine neden oldu. Bu da zaten gelir yetersizliği içindeki katılımcıları sistemden çıkmaya teşvik etti, neredeyse.

Sorunları doğru tesbit edip, doğru kurgulanacak bir sistem ile hükumetin hedeflediği 500 milyar rakamlarına ulaşmak çok zor değil. Ama özellikle kıdem tazminatı konusunda çalışanların ve işverenlerin ortak noktada buluşturulması, ikna edilmeleri gerekiyor. BES’te katılımcıya gelir garantisi sağlayacak fonlar tanımlanmalı. Katılımcı sistemde en az enflasyon kadar, hadi olmadı mevduat kadar getiri sağlayabilmeli. Diğer taraftan katkı paylarının bir miktarı sigorta primine dönüştürülerek beklenmeyen durumlarda katılımcıya kaza, vefat tazminatı ödenebilmeli.

İşe giriş ve işten ayrılmalardaki bürokrasi azaltılmalı. Katılımcıyı her yeni işe başladığında sisteme bir kez daha dahil etmek yerine, eski sözleşmesi otomatik olarak yeni işverene tanımlanmalı. Katılımcı sistemi değil, sistem katılımcıyı takip etmeli.

*Para Dergisinin 12-20 Nisan haftasında yayınlanmıştır.

*22 Ocak 2022 Cumartesi ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile devlet katkısı %25’ten %30 çıkarıldı.

ÖRNEK PORTFÖYLERDE GÖRÜNÜM

ÖRNEK PORTFÖYLERDE GÖRÜNÜM

BES KATILIMCISINA TAKTİKLER

BES KATILIMCISINA TAKTİKLER