Aylardır kamuoyunda tartışılan, ‘geliyor, önlem alın’ denilen şey oldu ve balon hisseler patladı. Ama patlama bu hisseler fonların içindeyken oldu. Ve tüm piyasaya silsile halinde yayıldı. SPK, 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonunu işleme kapattı ve tasfiyeye aldı. Bu fonlarda yatırımcıların yaklaşık 850 milyar TL(kapatıldığı tarihte) üzerinde bir tasarrufunun olduğu söyleniyor. Fon yatırımcıları birikimlerine erişemiyor, tasfiyeye alınan fon varlıkları, piyasada satış baskısının giderek ağırlaşmasına neden oluyor ve buradaki likidite krizinin tüm ekonomiye yayılmasından endişe ediliyor.
Tarihe ve kendime not düşmek için olayın gelişimini Tera portföy fonları üzerinden açıklama çalışayım:
İlk adım; birkaç kişinin katılma paylarına sahip olduğu bir serbest fon kuruluyor. (Serbest fonlarda portföyün tamamıyla tek bir yatırım aracı alınabiliyor+Yüksek tutarda kaldıraç kullanılabiliyor.) Bu fona Tera’nın ortak olduğu veya ilişkili olduğu hisse senetleri (Örnek; destek faktoring) alınıyor. Tabi ki yoğun alımlarla hisselerin ve dolayısıyla bu hisseleri taşıyan fonların fiyatı yükseliyor.
İkinci adım olarak serbest fon olarak kurulan bu fonlar TEFAS platformunda herkesin yatırımına açılıyor. (Hem de SPK izni arkadan gelecek şekilde.)
Fonlardaki yüksek getiriyi gören küçük yatırımcılar, bu fonları almaya başlıyor. Katılımcılar aldıkça fonun portföyündeki hisse senetlerinin de fiyatı artıyor. Belli bir yerden sonra fonun portföyündeki hisselerin tek alıcısı küçük yatırımcıların girmeye devam ettiği bu fonlar oluyor.
Daha sonrasında devreye para piyasası fonu giriyor. Normalde vadesi belli olmayan yatırım araçlarını (hisse senedi vb) portföyüne alamayan para piyasası fonlarına, ters repo teminatı olarak, hisse senetleri alınıyor. Bu repolar, para piyasası fonlarının diğerlerinden daha fazla kazanmasını ve getirilerinin artmasını sağlıyor. Bu kez de para piyasası fonlarının yatırımcıları artmaya ve ciddi para girişleri olmaya başlıyor. Tabi ki, paralar fonun portföyünde ters repo olarak görünürken, aslında piyasalarda malum hisselere alıma gidiyor.
Bu arada fonların portföyünde olup da, habire şişirilen bu balon hisseler, BİST 30 endeksine giriyor. TEFAS’ta işlem gören başta hisse fonlar olmak üzere, diğer fonlar da bir anlamda endeksin getirisinden kopmamak için balon hisselerden alım yapıyorlar.
Buraya kadar olan olayları, tüm kamu kurumları izliyor. Borsa, SPK, Takasbank, MKK kimse burada ne oluyor, bu hisseler nasıl olur da ‘ülkenin en büyük bankalarını, sanayi kuruluşlarını geçen fiyatlarla’ işlem görüyor, demiyor. Ta ki MSCI’dan uyarı gelip, ‘endeksleriniz gerçeği yansıtmıyor, böyle devam ederse sizi mevcut seviyenizden bir alt seviyeye indireceğiz’ diyene kadar.
İlk başta kamu kurumları sanki bir şey yokmuş gibi davranıyor ama ağustosta ikinci uyarı gelince SPK serbest fonları düzenleyici kararlar alıyor. Tabi ki Tera gibi kurumların yönettiği fonların portföylerinde şişirilen Destek Faktoring gibi hisseleri, o fiyatlardan alacak kimse çıkmıyor. Tera gibi kurumların yöneticileri artık şişiremeyeceklerini anladıkları hisse senetlerini, yönettikleri fonlara gerek borsadan alım, gerekse de ters repo yoluyla aktararak, tüm riski bu fonlara yatırım yapan küçük yatırımcıların üstüne yıkıyor.
Bunun üstüne SPK, bu manipülasyona alet edilen fonları işleme kapatınca olan oluyor. Piyasada likidite krizi başlıyor. Rakamlar o kadar büyük ki, silsile halinde tüm piyasayı aşağı sürüklüyor. (Bugün Tera Yatırım Bankası A.Ş., Destek Yatırım Bankası A.Ş., Hedef Yatırım Bankası A.Ş., Destek Finans Faktoring A.Ş. ve Tera Finans Faktoring A.Ş.’nin yönetimlerinin TMSF’ye devredilmesine karar verildi.)
BİST 100 aylık %14 kayıpla 12 bin seviyelerini aşağı kırdı. Fonların elindeki balon varlıklar halen taban-taban aşağı gitmeye devam ediyor. Yarında itibaren endeksten çıkacak olan Destek faktoring gibi hisseler nedeniyle, en azından BİST 100’de de yavaş yavaş toparlanma emareleri görülebilir.
Bu arada altın da %5 değer kaybedince yatırımcıların sığınacağı tek dal, mevduat ve benzerleri oluyor.
Döviz tarafında halen enflasyon altı hareket devam ediyor. Uluslararası boyutta iş yapan üretici firmalar başta olmak üzere sıkıntılar, konkordatolar artıyor.
Aylık getirilerde başlangıç fonları tabloyu işgal etmiş. PRC %3 getiriyle ilk sıraya yerleşirken, AO2 ikini sıradayken KEY üçüncü sırada yer alıyor.
Yıllık getirilerde başlangıç fonlarının kapladığı tabloda VKE %49 getiriyle öne çıkıyor. Aynı dönemde TÜFE %32, BİST 100 %11, Dolar/TL %18, Gram Altın %28, gram gümüş %54 olarak gerçekleşmiş. (Veriler Fonbul’dan) Tabloda gram gümüşün getirisini geçen fon olmamış.
3 yıllık getirilerde de başlangıç fonları ilk 10 listesindeyken, yine VKE %254 getiriyle ilk sırada. Aynı dönemde TÜFE %166, BİST 100 %47, Dolar/TL %79, Gram Altın %305, Gram Gümüş %392 getiri yapmış. Tabloda gram altın ve gümüşün getirisini aşabilen fon olmamış.
5 yıllık getirilerde CHD %1612 getiriyle ilk sıradayken, KEZ %1435 ile ikinci sırada. Bu dönemde TÜFE %661, BİST 100 %783, Dolar/TL %451, Gram Altın %1214, Gram Gümüş %1412 olarak gerçekleşmiş. Dönemin en iyi getirisini yapan gram gümüşün getirisini aşan sadece 2 fon olmuş.
Şimdi 1,3,5 ve 10 yıllık vadelerdeki getiri tablosundaki fonları aynı tabloda görebileceğimiz şekilde yerleştirelim. Bakalım, hangi fonlarda istikrarlı getiri var, hangileri listelere girip-çıkmış
En az üç vadede en iyi getiri tablosunda olan fonlar:
Yok
En az iki vadede en iyi getiri tablosunda olan fonlar:
ACV-AO2-AVJ-CFY-GDV-KEZ-MHC-PRC-TKV-VKE
Bol, bereketli kazançlar dileğiyle….
