ABD İran’a saldırdı, saldıracak derken, şubat ayının son gününde saldırılar başladı. Tabi ki bu saldırı piyasaları darmadağın etmeye yetti. Böyle durumlarda para riski sevmez, risksiz piyasalara kaçmaya çalışır. Bu da piyasalarda volatiliteyi artırdı. Hisse senedinden kaçış başladı. Altın güvenli liman temasıyla zaten son bir yıldır çıkıştaydı. Yeterince yükseldiği düşünülüyor ki, altından da kaçış başladı.
BİST 100; %10’a yaklaşan düşüşle saldırılardan en çok zarar gören piyasa olarak görünüyor. Ülkemiz topraklarına parçaları düşen ve NATO unsurlarınca hedefe varmadan düşürüldüğü iddia edilen füzeler, Türkiye’nin de savaşa çekileceği iddialarını gündeme getiriyor. Bu hay-huy arasında İBB davaları da devam ediyor. Tüm bunlar yatırımcıların gözünün korkmasına, parasını güvenli bulduğu limanlara aktarmasına neden oluyor.
Peki, güvenli liman neresi? Altın güvenli liman mı? Görülüyor ki, altın da satış yiyen yatırım enstrümanlarından. Ocak ayında 5.600 ons/dolar seviyesinden gelen satışlardan sonra toparlanma çabası aylık bazda getiri oluşmasını sağlasa da, zirveden giderek uzaklaşıyor. Bu satışların bir kısmı karını yeterli görenlerden gelirken bir kısmı da hisse senedi piyasalarında yapılan kaldıraçlı işlemlerin teminatlarını tamamlama çağrılarından geliyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçişlere kapatmasıyla petrol fiyatlarının artışı, paranın bir kısmının da petrol piyasalarına akmasına neden oldu. Petrol fiyatları (varil) dolar bazında 70’li seviyelerden 100-110 seviyelerine ulaştı.
Dolar-Euro her zamanki gibi baskılanıyor. Uzmanlara göre savaş başladığından bu yana rezervlerden 12 milyar dolar üzerinde bir kayıp oluştu. Bu da dövizin ciddi şekilde sıkışmasına neden oluyor. Ama görünen o ki, kamu halen dövizi kontrol edebilme gücüne sahip.
Geriye ne kaldı? Sabit getirili menkul kıymetler ve faiz getirisi. Ayın en iyi getirisi %3,76 ile mevduattan geliyor.
Faizsiz tarafta aylık getirilerde KGM %5,8 getiri ile ilk sırada. Katılım para piyasası fonları ve altın fonları getirileriyle diğer fonlardan ayrılmış. Tabi bunda hisse senedi piyasasındaki %10’a yaklaşan değer kayıpları etkili olmuş.
Yıllık getirilerde KGM gümüş fonu %176 getiri ile ilk sırada. İlk 10 listesinin tamamı altın ve kıymetli maden fonlarından oluşuyor. Aynı dönemde TÜFE %32, BİST 100 %22, Dolar/TL %21, Gram Altın %104 olarak gerçekleşmiş. (Veriler Fonbul’dan) Tüm fonlar arasında yıllık getiride sadece 5 fon gram altının getirisini geçmeyi başarmış.
3 yıllık getirilerde de ilk 10 listesine sadece bir hisse senedi fonu girmiş.(KPC) Listenin geri kalanı altın ve kıymetli maden fonlarından oluşuyor. Bu dönemde TÜFE %206, BİST 100 %146, Dolar/TL %133, Gram Altın %509 yapmış. Gram altının getirisini geçen sadece 3 fon olmuş.
5 yıllık vadeye geldiğimizde altın fonları ilk dört sıraya yerleşmiş. KZL %1684 getiri ile ilk sırada. Hisse senedi fonları alttan alttan ilk 10 listesine girmeyi başarmış. Aynı dönemde TÜFE %632, BİST 100 %741, Dolar/TL %489, Gram Altın %1611 getiri yapmış. 5 yıllık vadede gram altının getirisini sadece KZL ve MKG geçebilmiş.
10 yıllık getirilerde TCA altın katılım fonu %5146 getiri ile ilk sırada. Katılım tarafında 10 yıllık fon sayısı az olduğıu için listenin alt sıralarında kira sertifikaları fonları görülüyor. Aynı dönemde Aynı dönemde TÜFE %1282, BİST 100 %1549, Dolar/TL %1441, Gram Altın %6029 getiri sağlamış. Listede gram altının getirisini geçebilen fon yok.
Şimdi 1,3,5 ve 10 yıllık vadelerdeki getiri tablosundaki fonları aynı tabloda görebileceğimiz şekilde yerleştirelim. Bakalım, hangi fonlarda istikrarlı getiri var, hangileri listelere girip-çıkmış…
1,3,5 ve 10 yıllık vadelerde en iyi getiri tablosunda olan fonlar:(A’dan Z’ye)
4 vadede en iyi listesine giren fonlar:
Yok
En az üç vadede en iyi getiri tablosunda olan fonlar:
KZL-MKG-OGD-TCA
En az iki vadede en iyi getiri tablosunda olan fonlar:
KPC-KUT-NJF-RBA
Bol, bereketli kazançlar dileğiyle…
