Yeni yıl borsaya uğurlu geldi. 2 Ocaktan itibaren çıkışa başlayan hisse senetleri piyasası 11.100’den başladığı hareketini 12.400’lere taşıdı. Bu hareketle TL bazında 5 ocaktan itibaren her gün yeni bir tarihi zirve oluşuyor. 2024’ün Temmuz ayından bu yana yeni zirve yapamayan borsada bu çıkış yeni bir trend başlangıcına işaret ediyor. Evet, içeride ve dışarıda piyasalar çok karışık. Siyasi riskler ve jeopolitik risklerin biri artıp, biri azalıyor. Neredeyse tüm dünya ABD’nin İran’a saldırısını bekliyor. Ve bu ortamda borsa çıkıyor, anlaşılması ne kadar zor değil mi?
Halbuki, piyasalar böyledir. Önce risk alabilen varlıklı kesimler, diplerden yavaş yavaş alıma başlar. Çünkü onlar için bu seviyelerden yaptıkları yatırımların batması, onları çok zarara uğratmaz. Piyasa yükseldikçe risk alabilecek başkaları da onlara eşlik etmeye başlar. Piyasanın trendi belli olup da, yukarı hareket güçlendiğinde, sağlamcı küçük yatırımcılar gelir. Ama o zamana kadar piyasa neredeyse yarı yolu yapmıştır. Günlük hacim artar. Medyada uzmanlar rahatça çıkışı anons eder ve çıkış hız kazanır.
Borsada uzun vadede dolar bazında oluşan ters omuz-baş-omuz görüntüsü 320 doların kırılmasıyla tamamlanmış olacak. Evet, bu bir-iki günde, bir-iki ayda da olmayacak. Ama görünüm bize borsada yukarı hareket potansiyelinin arttığını anlatıyor.
Altın ise, son 10 yıldır ons bazında 1.100’lerden başlayan hareketini 4600’e taşıdı Dolar bazında 4 katı aşan bir çıkış. Bu çıkış nerede durur, tam olarak bilmek mümkün değil. Jeopolitik riskler halen tüm insanlığın başının üstünde sallanıp duruyor.
Faiz tarafında ise, düşüş eğilimi devam ediyor. En azından piyasalar kontrol altında gibi görünüyor. Dolayısıyla aşağı yönlü hareket, tahvil ve bonoları ellerinde tutanlar için halen getiri fırsatı sunuyor.
Döviz tarafı ise hafif yukarı eğimli trendini sürdürüyor. Ancak ucuz dolar yurtdışı alış-verişi çok cazip hale getiriyor. Yerli vatandaşların yurtdışı konut alımları rekor kırıyor. Yabancı sitelerden 30 euroya kadar yapılabilen gümrüksüz alışveriş hakkı sıfırlanıyor, ki yurtdışına döviz çıkmasın. Alınan önlemler düşük gelirli vatandaşı vuruyor, itirazlar yükseliyor.
Bu finansal görünüm içerisindeki TEFAS fonlarında önce aylık getirilere bir bakalım: (Bu çalışmalara serbest fonlar, girişim sermayesi fonları ve gayrımenkul fonları dahil edilmiyor.)
Faizsiz TEFS fonlarında KGM %39 getiri ile aylıkta ilk sırada. Katılım tarafında hisse senedi fonları gümüş ve kıymetli maden fonlarının hemen ardından listeyi doldurmuş.
KGM gümüş fonu yıllık getirilerde de %239 getiri yaparak ilk sıraya çıkmış. Alternatif piyasalar şöyle: TÜFE %31, BİST 100 %27, Dolar/TL %22, Gram Altın %109 (Veriler Fonbul’dan) Listedeki ilk 9 fon yıllık vadede gram altının getirisini geçmiş.
3 yıllık getirilerde en iyi getiri %514 ile KUT fonunda. Alternatif piyasalara, TÜFE %211, BİST 100 %148, Dolar/TL %130, Gram Altın %453 yapmış. 3 yıllık vadede gram altının getirisini aşan sadece 4 fon olmuş.
5 yıllık getirilere bakıldığında MKG öne çıkıyor. Aynı dönemde alternatif piyasalar: TÜFE %596, BİST 100 %700, Dolar/TL %479, Gram Altın %1362 getiri yapmış. Gram altının getirisini geçen sadece iki fon var.
10 yıllık getirilerde TCA önde. Bu dönemde alternatif piyasalar: TÜFE %1204, BİST 100 %1619, Dolar/TL %1318, Gram Altın %5910 getiri sağlamış. Faizsiz tarafta gram altının getirisini aşan fon olmamış. Çünkü faizsiz tarafta kıymetli maden fonları ve hisse fonların kuruluş tarihleri o kadar geriye gitmiyor.
Şimdi 1,3,5 ve 10 yıllık vadelerdeki getiri tablosundaki fonları aynı tabloda görebileceğimiz şekilde yerleştirelim. Bakalım, hangi fonlarda istikrarlı getiri var, hangileri parlayıp, sönmüş…
1,3,5 ve 10 yıllık vadelerde en iyi getiri tablosunda olan fonlar:(A’dan Z’ye)
4 vadede en iyi listesine giren fonlar:
TCA
En az üç vadede en iyi getiri tablosunda olan fonlar:
KZL-MKG-RBA
En az iki vadede en iyi getiri tablosunda olan fonlar:
KUT-NJF-OGD-ZPE
Bol, bereketli kazançlar dileğiyle…
